Game of Thrones | 7. Sezon 2. Bölüm “Stormborn” İncelemesi | icimdekifirtina.com

Game of Thrones 7. Sezon 2. Bölüm incelemesi ile karşınızdayız. Her zaman olduğu gibi yazarlarımız bölüm hakkında kişisel görüşlerini, sonraki bölüm teorilerini ve neleri sevip neleri sevmediklerini anlattı. Peki siz bu görüşlerden hangilerine katılıyorsunuz?

1-Bölümle ilgili genel bir değerlendirme istesek senden?

Utku: İlk Bölüme nazaran oldukça hareketli bir bölüme şahit olduk. Beklediğim gibi Euron’un Cersie’ye armağanı kızını öldüren Dorne hanedanı oldu. Bu sezon başlamadan önce Euron’un Ramsey’den daha kötü olduğunu söylediklerinde doğrusu pek inanmamıştım fakat Dorne hanedanından Obera ve Nymeria Sand’ı nasıl vahşice öldürdüğünü görünce söylenenlere inanmaya başladım. Stratejik açıdan ise tüm taraflar henüz güçlü müttefikler toplamaya devam ettiler. Bu konuda Daenerys’in Cersie nazaran daha hızlı hareket ettiğine şahit olduk. Babasına zamanında sırtını dönen Lord Varys’e ufak ama oldukça sert bir uyarıda bulunan Daenerys’i daha sonra Olena Tyrell, Elleria Sand ve Greyjoy kardeşleri müttefik olarak ayarlamış gördük. Ayrıca kendisini ziyaret eden ve hizmetini sunup ona Jon Snow ismini önerenin de Melissandre olması beni fazlasıyla şaşırttı doğrusu. Jon Snow ise kendisine gelen tüm itirazlara rağmen, Daenerys’in emriyle Tyrion’un davetine icabet etti. Sanırım izleyen herkesin en heyecanlandığı an bu kısım olmuştu. Arya’nın ise Cersei’ye karşı olan planlarına ara verip kuzeye dönmesi beni bir hayli şaşırttı. Ama beni asıl şok eden kurdu Nymeria’yla karşılaşıp ona kendisiyle eve dönmesini söylediğinde, Nymeria’nın onu reddetmesi ve Arya’nın sözleri oldu. İlk sezonda Ned Stark kızına bir gün sen de evleneceksin dediğinde Arya üzgün bir şekilde ‘hayır, bu ben değilim’ demişti. Çünkü o kendi yaşamını kendisi seçecekti ve kurdunun da kendisinin yolundan gittiğini görünce babasının ona söylediklerini tekrarladı ‘Bu sen değilsin’. Bölümde beni şaşırtan bir diğer nokta ise sadece konuşmalarını beklerken iyice dost olmalarını izlediğim Sam ve Jorah ikilisi oldu. Bakması bile dayanılmaz olan bir tedaviyle Sam Jorah’ı iyileştirirse hem Snow’a hem Daenerys’e çok güçlü bir müttefik kazandırır. Son olarak şunu belirteyim Snow Daenerys’in yanına giderken geride kuzeyin liderliğini Sansa’ya bıraktı. Giderek Cersei’ye benzemeye başlayan Sansa yanındaki Littlefinger’a uyarsa Snow’un başına büyük dertler açabileceğini düşünüyorum.

Kamil: Bölüm genel olarak durağan ve sıkıcıydı. İlk cümlemde belirtmek isterim ki, “sürekli savaş isteyenler gitsin xxx izlesin” tarzında yorumları kabul etmiyorum, ağzından salyalar akıtarak savaş isteyen birisi değilim, ancak bu kadar sıkıcı bölümleri kabul edemiyorum.

Tek tek incelemek gerekirse;

Daenerys Targaryen: Geçtiğimiz bölümün sonundaki “başlayalım mı?” sözü ile adeta bütün haftam merakla geçti. Bu bölüme de onunla başladık ve “vuralım, kıralım, saldıralım” nidaları atanlara karşı Tyrion’un zekasının ürünü olduğu belli olan harika bir planla karşılık verdi. Bu açıdan işler gayet yolunda gidiyor gibi gözüküyor. Jon Snow ile buluşacağını zaten sezon öncesinden biliyorduk, ancak Melisandre’nin buna öncülük etmesi çok tatlı bir ayrıntı olmuş. Daenerys eski kralların yancılarına güvenmeye devam ediyor. Bakalım sonu nereye çıkacak. Bu arada Missandei hakkındaki gerçekleri de tüm çıplaklığı ile gördük J Bu sahne gereğinden uzun olsa da, çok fazla tepki çekmediğini görüyorum. Konu hakkında yapılmış en güzel şakayı ise twitter’dan alıntılıyorum.

“Melisandre’den sonra missandei’nin de ölüyü diriltme yeteneğini görmüş olduk.”

Jon Snow: Kuzeyin kralı, Westeros’un koruyucusu ve gönüllerin sevgilisi. Evet evet Jon’dan bahsediyorum. Kuzeydeki her konsey sahnesinde müziğin de etkisiyle gözlerim doluyor ve nedense çok duygulanıyorum. Sanki bir yerden Ned çıkıp gelecekmiş gibi. Kuzey ruhu beni en çok etkileyen unsur. Jon konseyde gelen iki kuzgunu bahane ederek Daenerys’e doğru yelken açtı. Beklenen buluşma gerçekleşiyor. Ha son olarak Little Finger ile Jon’un konuşması çok saçma olmadı mı? Boğaz sıkmak pek mantıklı bir çözüm gibi gelmedi bana açıkçası. Geride bıraktığın güçlü sayılabilecek, gayet kurnaz bir kişiyi öldür veya hiç boğazını sıkma. Zira düşman olarak görmek istemeyeceğim bir karakter kendisi.

Cercei Lannister: Bu cephede pek bir şey olmadı gibi gözükse de, bence hikayenin kaderini etkileyecek bir detay var. Hepinizin tahmin edeceği gibi bu detay ejderha bükücü aleti. Ar-Ge çalışmalarını çok başarılı yapan Lannister’lar yine başarılı olacak gibi duruyor. Bu aletler Daenerys’in evlatlarının canını çok yakabilir. Buna karşı tek güvencem ejderhaları şehre salma taraftarı olmayan Mother of Dragons.

Arya Stark: Evet ağladım! İtiraf ediyorum Arya gelişmeleri öğrenip kuzeye doğru at sürmeye başlayınca çok etkileyici bir an yaşadım. Bence dizinin en ilgi çekici hikayesi Arya’nın. Bu keskin dönüş de bu yüzden çok etkileyici geldi bana. Mymeria ile karşılaştığı sahne de bu olayı perçinleyen bir sahneydi.

Samwell: Hisarda işler karışmaya başladı. Sam’in insanlık dersi yine harikaydı. Sör Jorah Mormont abimizin tek kurtuluşunun Sam olacağı kimin aklına gelirdi? Neyse. Bu konudan bahsederken değinmek istediğim nokta senaryo, hikaye gibi unsurlar değil. Ben o deriyi soyma sahnesine değinmek istiyorum. Bu sahne sizi iğrendirdi mi? Nedense bende küçükken dizimizdeki kabuk bağlamış yaraları açma heyecanı yaşattı. Bir de görüntü yönetmenine buradan saygılarımı iletmek istiyorum. Zira o deri soymadan yemeğe geçiş biraz can sıkıcıydı.

Genel olarak çok memnun kalmadığım bir bölüm oldu. Acilen savaş değil, konuların hızlı ilerlemesi taraftarıyım (Vikings izleyicileri ne demek istediğimi anladı)

Hafize: Gelecek kadınların ellerinde… Daenerys’in planlarıyla başlayan bölüm Cersei’nin destek arayışlarıyla devam etti. Kuzey bile Jon’un Daenerys’i ziyaret etmeye karar vermesiyle Sansa’nın ellerinde kaldı.  Dizinin bu “güçlü kadınlar” temasına evrilmesini beğendiğimi belirterek bölüme geçmek istiyorum. Malum bu sezon yedi bölüm olacak ve her bölüm film tadında sahnelerle süslenecek… Bu bölüm bence gayet hoş ve etkileyiciydi. Daenerys’in Dorne, Greyjoy ve Tyrell kadınlarına Tyrion ile birlikte planını anlatırkenki soğuk kanlı hali, ardından Varys ile girdiği sadakat dialoğu oldukça iyiydi bence. Varys’in dizideki kilit karakterlerden birisi olduğunu hep biliyorduk ama gölgelerin arasından çıktı bu bölümde. Ardından Daenerys’in Melisandre ile tanışması sezonlar boyunca beklediğim Jon – Daenerys karşılaşması için mükemmel bir girizgahtı. Bu arada Melisandre’nin kurtarıcı için sadece prens değil, prenses de olabileceğini söylemesi ise bir yandan kehaneti güncellerken diğer yandan olası Jon – Daenerys kapışması için de bir zemin hazırladı bana göre. Tabii tam tersi de olabilir. Yani taraflardan birisi diğerine bağlılık yemini de ebedilir. Fakat her iki tarafın da eksi ve artılarını değerlendirmesi oldukça başarılıydı. Sezonun kısa olmasının ve olayları hızlandırmanın avantajını yaşıyoruz diye düşünüyorum, Daenerys’in konuşmasının hemen ardından Jon’a bir kuzgunla haber gitmesi geçtiğimiz sezonlarda olsa üç bölüm sürerdi.

Diğer yandan Cersei’nin sadakatten yürüyüp destek bulma çabaları Jamie’nin de desteğiyle sonuç veriyor gibi. Randyll Tarly tereddütte kalsa da Cersei için mükemmel bir destek ve asker gücü demek. Ejderhalar için tasarlanan silah da etkili olmakla birlikte hala Cersei’nin olası savaşta kaybedecek taraf olduğunu düşünüyorum. Bambaşka bir tarafta ise Sam’in hikayesini izliyoruz ki, bu sezon Sam’in gizli kahraman olması kuvvetle muhtemel. Daha ikinci bölüm ama şimdiden Jon’a ejderha camları için bir adres verdi ve Jorah Mormont’u iyileştirme yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bir de Arya var tabii, o da arkadaşının “Kuzey yine Stark’larda” demesiyle eve dönmeye karar verdi. Yolda kurdu Nymeria ile karşılaşması ise duygusal bir an yaşatsa da “sen değilsin” cümlesiyle aslında kendisinin eski Arya olmadığını ima ederek her şeyin değiştiğini söylemeye çalıştı. Yine de onun eve dönüşü bölüm içinde beni sevindiren olaylardan birisi, zira Sansa’nın geçtiğimiz bölümdeki Cersei hayranlığı beni korkutmuyor değil. Stark’lara Sansa’dan daha güçlü bir kadın gerekiyor.

Samet: Açıkçası bölüm beklediğimden biraz daha durağandı diyebilirim. Beklentimden az aksiyon, az orijinal sahne vardı. Ama pek çok karakteri gördük, pek çok plan öğrendik ve artık neler olabileceğini hafiften tahmin eder hale geldik. Bu da demek oluyor ki tam anlamıyla bir geçiş bölümü izledik. Game of Thrones’tan biraz daha iyi sahneler bekler miydim? Evet. Ama bununla da bir hafta yetinir miyim? Evet.

Bölümde Khaleesi ve yandaşlarına biraz fazla odaklanılmış gibi geldi. Bölümün başında Khaleesi’nin titizlikle hazırlanılan planlarını, sonunda ise cayır cayır yanan gemilerini gördük. Arya eski arkadaşından aldığı haberlerden sonra yönünü kuzeye doğru çevirdi. Tamam ailesiyle bir arada olması güzel bir şey ama bu denli yeteneklere sahip biri kuzeyde heba olmasın lütfen.

Sonrası Game of Thrones | 7. Sezon 2. Bölüm “Stormborn” İncelemesi Dizi Haber ilk ortaya çıktı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*